Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Nurten Yontar, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 18’inci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, analık izni düzenlemesinin tek başına yeterli olmadığını belirterek, kadınların çalışma hayatında karşılaştığı eşitsizliklerin bütüncül politikalarla giderilmesi gerektiğini vurguladı.
TORBA YASA ELEŞTİRİSİ
Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Nurten Yontar, görüşülen teklifin yine bir torba yasa niteliği taşıdığını belirterek, kadın, çocuk, aile, engelli ve dijital mecralara ilişkin birbirinden farklı başlıkların tek düzenleme içinde ele alınmasının sağlıklı bir yasama anlayışı oluşturmadığını ifade etti.
Nurten Yontar, teklifin 71 AKP milletvekilinin imzasını taşıdığını, ancak bu isimlerin yalnızca 11’inin kadın olduğunu belirterek, kadınların hayatını doğrudan ilgilendiren bir konuda temsil eşitsizliğinin de dikkat çekici olduğunu dile getirdi.
ANALIK İZNİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Nurten Yontar, analık hâli süresinin doğum öncesi sekiz, doğum sonrası on altı hafta olmak üzere yirmi dört haftaya çıkarılmasını annenin toparlanma süreci, bebekle kurulan bağ ve erken dönem bakım açısından doğru bir adım olarak değerlendirdi.
Ancak Nurten Yontar, bu düzenlemenin bakım yükünü yine yalnızca annenin omuzlarına bıraktığını belirterek, babaya tanınan iznin son derece sınırlı kaldığını ifade etti. Yontar, çocuk bakımının yalnızca annenin değil, ailenin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, güçlü aile yapısının yükü tek tarafa bırakarak değil, sorumluluğu paylaşarak kurulabileceğini söyledi.
Çoğul gebeliklerde de annelere doğum sonrası ek süre verilmesi gerektiğini belirten Nurten Yontar, prematüre doğumların bu süreçte özel bir hassasiyet gerektirdiğini kaydetti.
ÇALIŞMA HAYATINDA KADINLARA YÖNELİK AYRIMCILIK SÜRÜYOR
Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Nurten Yontar, özel sektörde işe başvuran kadınların hâlâ medeni durumları ve çocuk planları üzerinden değerlendirildiğini belirterek, bunun açık bir ayrımcılık olduğunu ifade etti.
Nurten Yontar, işe alım sürecinde kadınlara yöneltilen “Evli misiniz?”, “Ne zaman evleneceksiniz?” ve “Ne zaman çocuk yapacaksınız?” gibi soruların masum olmadığını söyledi. Bu yaklaşımın, kadını çalışan olarak değil potansiyel yük olarak gören anlayışın sonucu olduğunu belirten Yontar, kadınların bu ülkenin en büyük üretim gücü olduğunu vurguladı.
Kadın istihdam oranının hâlâ yüzde 30 seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Nurten Yontar, izin süreleri artırılırken işveren üzerindeki yükü hafifletecek destek mekanizmaları kurulmadığı takdirde bu tür düzenlemelerin kadınların istihdama erişimini daha da zorlaştırabileceğine dikkat çekti.
SOSYAL DEVLET KADINI GELİR KAYBIYLA BAŞ BAŞA BIRAKMAMALI
Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Nurten Yontar, analık hâlinde ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin hâlâ günlük kazancın üçte ikisi üzerinden hesaplanmasının önemli bir sorun olduğunu belirtti.
Nurten Yontar, doğum yapan kadının hem fiziksel hem duygusal hem de ekonomik olarak ağır bir süreçten geçtiğini ifade ederek, sosyal devletin kadını en kırılgan anında gelir kaybıyla karşı karşıya bırakmaması gerektiğini söyledi. Kadınların yalnızca doğum sürecinde değil, doğum sonrasında da güçlü sosyal korumaya ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
KREŞ DESTEĞİ VE YAŞAM MALİYETİ GÖZ ARDI EDİLİYOR
Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Nurten Yontar, kreş meselesinin de kadın istihdamı açısından kritik başlıklardan biri olduğunu belirtti. CHP’li belediyeler…
